25/7/2008
Aşırı cinsel isteklere karşı marul ye
Aşırı cinsel isteklere marul

Gül BahçesiBir demet güle ne dersiniz.Buyrun Gül Bahçesine 25/7/2008Aşırı cinsel isteklere karşı marul yeAşırı cinsel isteklere marul 25/7/2008Kasap et koyun can derdindeHerkes kapatma davasından sonra patlayacak krizi düşünürken AKP'li bir vekil, kıyağın da kıyağı emeklilik için yasa teklifi verdi 1/6/2008Kısa boylular Müjde! Boy geni bulunduHarvard ve Oxford üniversitelerinin katkılarıyla yapılan bir araştırmada, insanlarda boyu belirleyen gen bulundu. 35 bin kişinin DNA’larını inceleyen uzmanlar, bazı insanların diğerlerinden daha uzun olmasının nedeninin genetik şifrelerinde yer alan tek bir harfte kaynaklandığını ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, boyu belirleyen “HMGA2” adlı genin, şifresinde T yerine C harfi bulunan bir kopyasının çocuğa geçmesi halinde, bu kişinin boyunun yarım santimetre daha uzun olacağı anlamına geliyor.Tüm DNA’lar adenin (A), sitozin (C), guanin (G), ve timin (T) olarak adlandırılan temel yapı taşlarının farklı dizilimlerinden oluşuyor. İlk defa, boyu etkileyen tek bir gen keşfedildi Ortalama beyazların dörtte biri, genin iki farklı ‘uzun’ genetik şifresini taşıyacaklar. Diğer dörtte biri ise iki ‘kısa’ genetik şifreyi taşıyacaklar. 5 bin beyaz gönüllü hastanın DNA örneklerini inceyen Harvard Üniversitesi, Boston Çocuk Hastanesi ile İngiliz araştırmacılar, HMGA2 adlı genin çok etkin bir rol taşıdığını belirlediler. Bilim adamlara, ayrıca bir genetik şifrenin değişmesiyle, vücüdun gelişiminde büyük bir fark yaratılabileceğini söylediler. ‘Nature Genetics’ dergisinde yayımlanan haberde, araştırma sorumlusu Joel Hirshhorn, “uzunluk çok karışık bir özellik, genetik ve genetik olmayan faktörler içeriyor. Genetik çerçeve hakkında bizim için değerli bir ders olucak. Ayrıca bu araştırmanın diyabet, kanser ve insan hastalıklarınada faydalı olacağını düşünüyoruz” şeklinde yorumladı. 2005’de yayımlanan bir araştırmada, HMGA2’nin tümör oluşumunuda etkileyebileceği ve uzun boylu insanların kanser olma ihtimallinin daha yüksek olduğu açıklanmıştı. 1/6/2008Sağlıklı annelik için gerekli kontrollerAnneler çoğu zaman kendi sağlığını ailesinin ihtiyaçlarının arkasında tutar. Çocuklarının ve eşinin sağlığı her zaman kendi sağlığından önce gelir. Ancak bir anne çocuklarının geleceği için, öncelikle kendi sağlığını güvence altına almalıdır. Düzenli sağlık kontrolleriyle hastalıklardan korunmalıdır ki; çocuklarına sağlıklı bir anne olabilsin. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Dahiliye Uzmanı Dr. Erdoğan Selçuk Şeber, geleceğin sağlıklı anneleri için düzenli kontrollerin önemini anlattı.21 Yaşından İtibaren Kontrollere Başlanmalı! Kimler Hangi Düzenli Kontrolleri Yaptırmalı? 21 yaşından büyük tüm kadınlar senede bir defa düzenli sağlık kontrolü yaptırmalıdır. Bu yıllık görüşme esnasında mutlaka, Kadınlarda En Sık Rastlanan Rahatsızlıklar Neler? Kadınlarda ölüme neden rahatsızlıkların başında kalp hastalıkları gelmektedir. İstatistiksel veriler kalp damar rahatsızlıklarının görülme sıklığının kadınlarda her geçen yıl erkeklerde görülme sıklığına daha çok yaklaştığını göstermekte. İkinci sırada ise kanserlerler yer alıyor. Kadınlarda ölüme sebebiyet veren kanserlerden en sık görülenleri meme, kalın barsak ve akciğer kanseridir. Deri kanserleri sıklığında da son yıllarda hızlı bir artış gözlenmektedir. Hemen bir sonraki sırada ise, artık neredeyse bir salgın boyutuna gelmekte olan diyabet yer almaktadır. Sağlık Kontrollerinin İçerikleri Yaştan Yaşa Farklılık Gösterir mi? 20 yaşından itibaren tüm kadınlar rutin muayene sırasında doktor tarafından kalp damar hastalıkları yönünden ailede kalp hastalığı öyküsü, sigara içme alışkanlığı, sağlıksız beslenme ve fiziksek aktivite sıklığı gibi risk faktörlerinin varlığı değerlendirilmelidir. Yüksek kolesterol ve diyabet riskine göre açlık kolesterol , HDL kolesterol ve açlık kan şekeri düzeyi bakılmalıdır. Eğer risk faktörleri mevcutsa bu testler her 2 senede bir yaptırılmalı eğer mevcut değilse her 3 senede bir yaptırılmalıdır 40 yaşından itibaren her 5 senede bir kalp damar hastalığına yakalanma için risk değerlendirilmesi yapılmalıdır. Bu tarama eğer birden fazla risk faktörü (düşük HDL düzeyi, ailede erken kalp hastalığına yakalanma öyküsü (65 yaşından önce erken menopoz, şeker yüksekliği vb) varsa daha sık yaptırılmalıdır. 50 yaşından sonra tüm kadınlarda tiroid hastalıkları için TSH düzeyine bir kez bakılmalıdır Uyulması Gereken Bir Aşı Takvimi Var mıdır? Genel kadın sağlığı muayenesinin yanında kadınlar doktorlarıyla yaşa uygun aşılanma takvimi konusunda görüş alışverişinde bulunabilirler. Çocuk doğurma çağındaki kadınların çoğu, grip, hepatit Ave B, kızamık kabakulak ve kızamıkçık hastalıklarından koruyucu aşılar için uygun aday konumundadırlar. 55 yaşın üstündeki tüm kadınlar zatüreeden korunmak için pneumoni aşısı ve 60 yaşın üstündeki tüm kadınlar zonadan korunmak için su çiçeği aşısı yaptırabilirler. Tüm kadınlar her 10 yılda bir tetanoz - difteri-boğmaca aşısı olmalıdır.Alıntıdır 1/6/2008Zevkli seks için 9 öneri20-40 yaşları arası seksin en yoğun yaşandığı, kadın ve erkeğin en aktif olduğu yaşlardır. Ancak bu yaş aralığının dışında da arzulanma arzusunu, vücuduyla barışık olma arzusunu, orgazm tecrübesini, fantezilerini iyi değerlendiren her birey hayatı boyunca cinsel yaşamını devam ettirebilir. Yaş ilerledikçe veya uzun birlikteliklerde cinsel istekte azalma, erkeklerde ereksiyon ve boşalma problemleri, kadınlarda lubrikasyon-kuruma- problemleri meydana gelebilir. Bu gibi faktörler cinselliği de mecburiyettenmişcesine tek düze ve rutin hale getirebilir. Bu rutin yaşam; çiftlerin birbirleriyle yakınlaşmaları, arzularını muhafaza edebilmeleri, vücutlarıyla barışık olmaları, fantezilerini geliştirebilmeleri, cinsel tercihlerini gözden geçirmeleri gibi hususlarla önlenebilir.Cinsel IQ, kişinin tercihlerini, duygularını, seks sırasındaki kokusu ve çıkarttığı sesler ile vücudunu, cinsel aktivitedeki limitlerini, yasak olan ve olmayan noktaları ve yaşamak istediği değişiklikleri muhakeme etmesi ve tüm bu faktörlerle kendini kabullenmesidir. Bu nedenle iyi bir cinsel yaşamdaki önemi ölçülemez. İşte hatırlamanız gereken önemli noktalar: 1: Seksin vücut görüntüsü ile hiçbir alakası yoktur. Mükemmel olmayan vücutlar da seksten zevk alır, partnerine zevk verir. Burada tarafların karşılıklı olarak dürüst ve saygılı olmaları, cinselliği bu şekilde yaşamaları önemlidir. Tatmin edici seksi oluşturan pozitif faktörler seks sırasında cinsel istek, tarafların müsaade yeteneği, haklarını değerlendirme yeteneği ,cinsellikle ilgili doğru bilgilere sahip olmaları, yeterli heyecanı hissetmeleri ve beyinsel konsantrasyon ile karşılıklı tensel kokunun birbirine çekici gelmesi olarak özetlenebilir. 2: Eğlenmek de seksin bir parçasıdır. Kişilerin dilediğince özgür olması, fanteziler kurması, dürüstlük ve saygı çerçevesinde zevk aldığı şeyleri partnerine sunması, cinselliği ayrıcalıklı bir armağan olarak algılaması ve herkesin zevk almaya hakkı olduğunu kabullenmesi ile cinsel hayatları renklenecektir. 3: Sekste sıklık önemli değildir. Evli bir çiftin seks yapma aralıkları tamamen kişilere göre değişen bir durumdur. Hiçbir çift seks yapma aralığı az diyerek aşağılanmamalıdır. Ancak sürekli birlikteliklerde veya evliliklerde periyodik bir yaklaşımı öneriyoruz. Özellikle karşılıklı sıcaklığı muhafaza etmek açısından periyodik aralıkları önemli buluyoruz. Periyodik belirli aralıklarla tatmin edici birleşmeler, aynı zamanda cinsel fonksiyonun devamı açısından da önemlidir. 4: Sekste çekincelere yer yoktur. Seksin korkutucu çekince içinde değil, samimi ve açık olarak konuşulması mutlu bir cinsel yaşam için bir gerekliliktir. Çiftler birbirine hoşlandığı şeyleri söyleyebilmeli, kendini seks sırasında iyi ve rahat hissetmeli, seksin bir performans gösterisi veya ‘normal’ olması gerektiğini düşünmemelidir. Bu da ancak karşılıklı konuşarak mümkün olur. 5: Çocuklu ailelerde seks bitmez. Unutulmamalıdır ki, çocuk sahibi olmak cinsellik açısından önemli bir faktör değildir. Çiftler günlük yaşamlarına göre cinselliğe ayıracakları zamanı seçmeli ve bu zaman zarfında özellikle birbirlerine konsantre olmalıdır. 6: Sertleşme Sorunu “Tümüyle kafanızda yarattığınız bir sorun” değildir. Son 25 yılda sertleşme sorunlarının tıbbi bir durumdan kaynaklandığı açıklığa kavuşmuştur. Sertleşme sorununun çoğunlukla psikolojik bir yönü olsa da (depresyon, endişe ve stresin rolü olabilir), hemen her zaman fiziksel bir nedeni vardır. 7: Sertleşme sorunu yalnızca yaşlı erkeklerde görülmez. Bu durum 40 yaşın üzerindeki erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, her yaştaki erkekte meydana gelebilir. Yapılan yeni bir çalışma, 40 ile 70 yaşları arasındaki erkeklerin yaklaşık yarısının zaman zaman sertleşme sağlama ve/veya sürdürmede sorun yaşadığını ortaya koymuştur. Sertleşme sorunlarının oranı yaşla birlikte artsa da, tek başına yaşlanma, sertleşme sorununun bir nedeni olarak görülmemektedir. Sertleşme sorunlarının yaşlı erkeklerde daha sık görülmesinin nedeni, yüksek kan basıncı gibi yaşa bağlı hastalıklardır. 8: Cinsel ilişki için çok yaşlı değilsiniz.Tüm yaşlardaki çiftler cinsel ilişkiyle ilgilidir. Cinsel yaşam sağlıklı bir ilişkinin önemli bir parçasıdır. Gerçekten de, yapılan birçok araştırmada aktif cinsel yaşamın yaşlanmanın çok doğal bir parçası olduğu gösterilmiştir. 9: Çift karşılıklı çekiciliğini yitirmiş olsa bile tekrar elde edebilir. Önemli olan bunu hangi noktada kaybettikleri konusudur. Çiftler birbirlerine karşı çekiciliklerini şu noktalarda yitirirler: Seks sırasında yetersiz olmaktan, anormal olmaktan çekinirlerse, seksle ilgili noktaları partnerleriyle konuşamazlarsa, seks hakkında hissettiklerini sözcüklerle ifade edemezlerse. Seks sırasında veya sonrasında partnerini yakın hissetmekle, birbirine dokunarak heyecanlanmayı beklemekle, fantezi ve arzularla ilgili suçluluk duymamakla ve erkek-kadın vücudunun nasıl çalıştığını karakterlerini değerlendirmekle tensel uyum ve karşılıklı çekicilik tekrar elde edilebilir. KAYNAK: www.realage.com.tr 1/6/2008Sağlık için yapılan ‘sağlıksız’ hareketlerDokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Havıtçıoğlu, yaz aylarının gelmesiyle birlikte sakatlanma ve kırık vakalarının arttığına, kliniklerine bu rahatsızlıklar nedeniyle gelen hasta sayısında artış yaşandığına dikkati çekti.
|