20-40 yaşları arası seksin en yoğun
yaşandığı, kadın ve erkeğin en aktif olduğu yaşlardır. Ancak bu yaş
aralığının dışında da arzulanma arzusunu, vücuduyla barışık olma
arzusunu, orgazm tecrübesini, fantezilerini iyi değerlendiren her birey
hayatı boyunca cinsel yaşamını devam ettirebilir.

Yaş ilerledikçe veya uzun birlikteliklerde cinsel istekte azalma,
erkeklerde ereksiyon ve boşalma problemleri, kadınlarda
lubrikasyon-kuruma- problemleri meydana gelebilir. Bu gibi faktörler
cinselliği de mecburiyettenmişcesine tek düze ve rutin hale
getirebilir. Bu rutin yaşam; çiftlerin birbirleriyle yakınlaşmaları,
arzularını muhafaza edebilmeleri, vücutlarıyla barışık olmaları,
fantezilerini geliştirebilmeleri, cinsel tercihlerini gözden
geçirmeleri gibi hususlarla önlenebilir.
Cinsel IQ, kişinin
tercihlerini, duygularını, seks sırasındaki kokusu ve çıkarttığı sesler
ile vücudunu, cinsel aktivitedeki limitlerini, yasak olan ve olmayan
noktaları ve yaşamak istediği değişiklikleri muhakeme etmesi ve tüm bu
faktörlerle kendini kabullenmesidir. Bu nedenle iyi bir cinsel
yaşamdaki önemi ölçülemez.
İşte hatırlamanız gereken önemli noktalar:
1: Seksin vücut görüntüsü ile hiçbir alakası yoktur. Mükemmel
olmayan vücutlar da seksten zevk alır, partnerine zevk verir. Burada
tarafların karşılıklı olarak dürüst ve saygılı olmaları, cinselliği bu
şekilde yaşamaları önemlidir. Tatmin edici seksi oluşturan pozitif
faktörler seks sırasında cinsel istek, tarafların müsaade yeteneği,
haklarını değerlendirme yeteneği ,cinsellikle ilgili doğru bilgilere
sahip olmaları, yeterli heyecanı hissetmeleri ve beyinsel konsantrasyon
ile karşılıklı tensel kokunun birbirine çekici gelmesi olarak
özetlenebilir.
2: Eğlenmek de seksin bir parçasıdır.
Kişilerin dilediğince özgür olması, fanteziler kurması, dürüstlük ve
saygı çerçevesinde zevk aldığı şeyleri partnerine sunması, cinselliği
ayrıcalıklı bir armağan olarak algılaması ve herkesin zevk almaya hakkı
olduğunu kabullenmesi ile cinsel hayatları renklenecektir.
3: Sekste sıklık önemli değildir. Evli
bir çiftin seks yapma aralıkları tamamen kişilere göre değişen bir
durumdur. Hiçbir çift seks yapma aralığı az diyerek aşağılanmamalıdır.
Ancak sürekli birlikteliklerde veya evliliklerde periyodik bir
yaklaşımı öneriyoruz. Özellikle karşılıklı sıcaklığı muhafaza etmek
açısından periyodik aralıkları önemli buluyoruz. Periyodik belirli
aralıklarla tatmin edici birleşmeler, aynı zamanda cinsel fonksiyonun
devamı açısından da önemlidir.
4: Sekste çekincelere yer yoktur. Seksin
korkutucu çekince içinde değil, samimi ve açık olarak konuşulması mutlu
bir cinsel yaşam için bir gerekliliktir. Çiftler birbirine hoşlandığı
şeyleri söyleyebilmeli, kendini seks sırasında iyi ve rahat hissetmeli,
seksin bir performans gösterisi veya ‘normal’ olması gerektiğini
düşünmemelidir. Bu da ancak karşılıklı konuşarak mümkün olur.
5: Çocuklu ailelerde seks bitmez. Unutulmamalıdır
ki, çocuk sahibi olmak cinsellik açısından önemli bir faktör değildir.
Çiftler günlük yaşamlarına göre cinselliğe ayıracakları zamanı seçmeli
ve bu zaman zarfında özellikle birbirlerine konsantre olmalıdır.
6: Sertleşme Sorunu “Tümüyle kafanızda yarattığınız bir sorun” değildir.
Son 25 yılda sertleşme sorunlarının tıbbi bir durumdan kaynaklandığı
açıklığa kavuşmuştur. Sertleşme sorununun çoğunlukla psikolojik bir
yönü olsa da (depresyon, endişe ve stresin rolü olabilir), hemen her
zaman fiziksel bir nedeni vardır.
7: Sertleşme sorunu yalnızca yaşlı erkeklerde görülmez.
Bu durum 40 yaşın üzerindeki erkeklerde daha sık görülmekle birlikte,
her yaştaki erkekte meydana gelebilir. Yapılan yeni bir çalışma, 40 ile
70 yaşları arasındaki erkeklerin yaklaşık yarısının zaman zaman
sertleşme sağlama ve/veya sürdürmede sorun yaşadığını ortaya koymuştur.
Sertleşme sorunlarının oranı yaşla birlikte artsa da, tek başına
yaşlanma, sertleşme sorununun bir nedeni olarak görülmemektedir.
Sertleşme sorunlarının yaşlı erkeklerde daha sık görülmesinin nedeni,
yüksek kan basıncı gibi yaşa bağlı hastalıklardır.
8: Cinsel ilişki için çok yaşlı değilsiniz.Tüm
yaşlardaki çiftler cinsel ilişkiyle ilgilidir. Cinsel yaşam sağlıklı
bir ilişkinin önemli bir parçasıdır. Gerçekten de, yapılan birçok
araştırmada aktif cinsel yaşamın yaşlanmanın çok doğal bir parçası
olduğu gösterilmiştir.
9: Çift karşılıklı çekiciliğini yitirmiş olsa bile tekrar elde edebilir. Önemli
olan bunu hangi noktada kaybettikleri konusudur. Çiftler birbirlerine
karşı çekiciliklerini şu noktalarda yitirirler: Seks sırasında yetersiz
olmaktan, anormal olmaktan çekinirlerse, seksle ilgili noktaları
partnerleriyle konuşamazlarsa, seks hakkında hissettiklerini
sözcüklerle ifade edemezlerse. Seks sırasında veya sonrasında
partnerini yakın hissetmekle, birbirine dokunarak heyecanlanmayı
beklemekle, fantezi ve arzularla ilgili suçluluk duymamakla ve
erkek-kadın vücudunun nasıl çalıştığını karakterlerini değerlendirmekle
tensel uyum ve karşılıklı çekicilik tekrar elde edilebilir.
KAYNAK: www.realage.com.tr